
Sayılarla boyama yaparken en sık karşılaşılan sorunlardan biri, setin içerisindeki akrilik boyaların zamanla koyulaşması veya tamamen kurumasıdır. Özellikle küçük boya kaplarının uzun süre açık bırakılması, kapaklarının tam kapanmaması veya setin sıcak bir ortamda saklanması boyanın nemini kaybetmesine neden olabilir.
Boyanın kıvamının koyulaşması her zaman kullanılamaz hâle geldiği anlamına gelmez. Hafif koyulaşmış akrilik boya, doğru yöntem uygulandığında yeniden daha akışkan bir kıvama getirilebilir. Ancak tamamen sertleşmiş, kauçuk benzeri bir tabakaya dönüşmüş veya kabın içinde taşlaşmış boya çoğu zaman eski hâline döndürülemez.
Bu rehberde sayılarla boyama boyası kurursa ne yapılması gerektiğini, akrilik boyanın nasıl inceltilebileceğini, boyaya ne kadar su eklenebileceğini ve boya kaplarının nasıl saklanması gerektiğini adım adım öğrenebilirsiniz.
Akrilik boya, pigmentlerin su bazlı bir akrilik bağlayıcı içerisinde dağılmasıyla oluşur. Boya havayla temas ettiğinde içerisindeki su buharlaşmaya başlar. Suyun azalmasıyla boya önce koyulaşır, ardından yüzeyinde ince bir tabaka oluşur ve yeterince uzun süre açık kalırsa tamamen sertleşir.
Sayılarla boyama setlerinde kullanılan boyalar genellikle küçük kaplarda sunulur. Bu kapların hacmi düşük olduğu için az miktardaki nem kaybı bile boyanın kıvamını hızlı biçimde değiştirebilir.
Akrilik boyanın kurumasına neden olabilecek başlıca durumlar şunlardır:
Boyanın kullanım ömrünü uzatmanın en etkili yolu, yalnızca kullanılacak rengi açmak ve işlem tamamlanır tamamlanmaz kapağı sıkıca kapatmaktır.
Akrilik boyanın tamamen kuruması ile yalnızca kıvamının koyulaşması aynı durum değildir. Müdahale etmeden önce boyanın hangi aşamada olduğunu kontrol etmek gerekir.
Fırça boyanın içerisine girebiliyor ancak boya normalden daha yoğun görünüyorsa hafif kıvam kaybı yaşanmış olabilir. Boya karıştırıldığında hareket ediyor ve fırçaya alınabiliyorsa genellikle yeniden kullanılabilir.
Boya kabının üst kısmında ince ve sert bir tabaka oluşmuş, alt bölümdeki boya ise hâlâ akışkan kalmış olabilir. Bu durumda yüzeydeki kurumuş tabakanın dikkatli biçimde çıkarılması gerekir. Kabuk parçaları boyanın içine karıştırılırsa tuval üzerinde pütürlü bir görünüm oluşabilir.
Boya esnek, yapışkan veya kauçuk benzeri parçalar hâline geldiyse akrilik bağlayıcı kurumaya başlamış demektir. Bu tür boyaya su eklemek çoğu zaman homojen bir kıvam sağlamaz.
Boya kabın içerisinde taş gibi sertleşmişse ve fırçayla hareket ettirilemiyorsa tamamen kurumuştur. Bu aşamadaki boya yalnızca su eklenerek eski yapısına döndürülemez. Aynı numaraya karşılık gelen yeni bir boya kullanmak daha doğru olur.
Boyanın kurtarılıp kurtarılamayacağı mevcut kıvamına bağlıdır. Hafif koyulaşmış boya için aşağıdaki adımlar uygulanabilir.
Temiz bir kürdan, karıştırma çubuğu veya fırçanın sap kısmıyla boyayı hafifçe karıştırın. Boya hareket ediyor ancak yoğun görünüyorsa inceltme işlemi yapılabilir.
Boya içerisinde sert parçalar varsa bu parçaları ezerek karıştırmaya çalışmayın. Kurumuş parçalar tuval üzerinde iz bırakabilir ve ince alanların düzgün boyanmasını zorlaştırabilir.
Boyanın üzerinde ince bir kabuk oluşmuşsa bu tabakayı cımbız veya temiz bir kürdan yardımıyla tek parça hâlinde çıkarmaya çalışın. Kabuk alındıktan sonra alttaki boyanın kıvamını yeniden kontrol edin.
Hafif koyulaşmış su bazlı akrilik boyaya ilk aşamada yalnızca bir damla oda sıcaklığında temiz su ekleyin. Ardından boya ile suyu yavaşça karıştırın.
Boyayı doğrudan çok miktarda suyla doldurmak doğru değildir. Fazla su, rengin kapatıcılığını azaltabilir ve tuval üzerindeki numaraların görünmesine neden olabilir.
Su eklendikten sonra boyayı hızlı biçimde çalkalamak yerine kürdan veya ince bir karıştırıcıyla yavaşça karıştırın. Kabın kenarındaki yoğun boya ile ortadaki boya tamamen birleşene kadar işleme devam edin.
Boyayı doğrudan tablonun görünür bölümüne uygulamadan önce tuvalin kenarında, örnek kâğıdında veya görünmeyecek küçük bir noktada test edin.
Boya fırçadan düzgün biçimde ayrılıyor, yüzeyi kapatıyor ve akıp çevredeki alanlara taşmıyorsa kullanılabilir kıvama gelmiş demektir.
Boya hâlâ çok yoğun görünüyorsa ikinci bir damla su eklenebilir. Her damladan sonra boyanın mutlaka karıştırılması ve test edilmesi gerekir.
İdeal yöntem, tek seferde fazla su eklemek yerine damla damla ilerlemektir.
Su bazlı akrilik boyaya kontrollü miktarda su eklenebilir. Ancak eklenen suyun amacı boyayı tamamen sıvılaştırmak değil, kaybettiği çalışma kıvamına yaklaştırmak olmalıdır.
Sayılarla boyama setlerindeki küçük boya kaplarında birkaç damla bile önemli bir değişiklik yaratabilir. Bu nedenle sabit bir ölçü vermek yerine boyanın mevcut kıvamına göre ilerlemek daha doğrudur.
Su eklerken şu kurallara dikkat edilmelidir:
Fazla inceltilmiş boya, numaraların kapanmamasına, rengin soluk görünmesine ve tuval üzerinde kontrolsüz biçimde yayılmasına neden olabilir.
Kuruyan akrilik boyayı açmak için sıcak veya kaynar su kullanılması önerilmez. Yüksek sıcaklık, boya kabının yapısını etkileyebilir ve akrilik bağlayıcının dengesini bozabilir.
Hafif koyulaşmış boya için oda sıcaklığında temiz su yeterlidir. Boya tamamen sertleşmişse sıcak su kullanmak da boyayı eski hâline getirmez.
Sayılarla boyama setindeki akrilik boyalara kolonya, aseton, tiner, alkol veya benzeri çözücüler eklenmemelidir.
Bu ürünler boyanın bağlayıcı yapısını bozabilir, rengin yüzeye tutunmasını azaltabilir, tuvalde leke oluşturabilir ve istenmeyen kokuya neden olabilir. Ayrıca çocukların kullandığı boyama setlerinde bu tür maddelerin kullanılması güvenli değildir.
Boyanın inceltilmesi gerekiyorsa ürünün yapısına uygun temiz su veya üreticinin önerdiği akrilik boya medyumu kullanılmalıdır.
Tamamen sertleşmiş akrilik boya genellikle yeniden kullanılamaz. Çünkü akrilik boya kuruduğunda yalnızca suyunu kaybetmez; bağlayıcı maddeler birleşerek kalıcı bir boya filmi oluşturur.
Kurumuş boya suyun içerisinde uzun süre bekletilse bile çoğu zaman eski, homojen ve kapatıcı yapısına dönmez. Boya parçalanabilir ancak fırçayla düzgün sürülen bir kıvam elde edilemeyebilir.
Boyanın tamamen kuruduğu durumlarda şu seçenekler değerlendirilebilir:
Yeni boya seçerken yalnızca ıslak renge bakılmamalıdır. Bazı akrilik boyalar kuruduğunda bir miktar koyulaşabilir. Bu nedenle hazırlanan renk küçük bir alanda uygulanmalı ve kuruduktan sonra karşılaştırılmalıdır.
Setteki belirli bir boya tamamen kuruduysa benzer tonlar karıştırılarak yeni bir renk elde edilebilir. Ancak sayılarla boyama tablolarındaki tonlar birbirine yakın olabileceği için karışım dikkatli yapılmalıdır.
Temel renk karışımlarına örnek olarak şunlar verilebilir:
Karışım yapılırken koyu renk her zaman açık rengin üzerine çok az miktarda eklenmelidir. Örneğin açık gri elde etmek için siyah boyanın içerisine beyaz eklemek yerine beyazın içerisine kürdan ucuyla siyah boya eklemek daha kontrollü bir sonuç verir.
Boyaya yanlışlıkla fazla su eklendiyse boya kabını açık bırakarak uzun süre bekletmek yerine önce kıvamı kontrol edilmelidir.
Aynı renkten yoğun boya varsa karışıma az miktarda eklenebilir. Aynı renk bulunmuyorsa boya kapağı birkaç dakika açık tutulup kontrollü biçimde karıştırılabilir. Ancak bu yöntem sırasında boya sürekli kontrol edilmelidir; aksi durumda boya yeniden kabuk bağlayabilir.
Fazla sulandırılan boya tuvale uygulandıysa ilk katın tamamen kuruması beklenmeli, ardından aynı renkle ince bir ikinci kat geçilmelidir. Islak katın üzerine tekrar tekrar boya sürmek yüzeyde iz ve kabarma oluşturabilir.
Boyayı yeniden kullanılabilir hâle getirmeye çalışmaktan daha kolay olan yöntem, başlangıçta kurumasını önlemektir.
Her kullanım sonrasında boya kabının kapağını çevresinden bastırarak tamamen kapatın. Kapağın bir köşesinin bile açık kalması havanın içeri girmesine neden olabilir.
Kapağın kenarında biriken boya kuruduğunda kabın tam kapanmasını engeller. Boyama sonrasında kapak çevresini nemli bir bez veya temiz kâğıt havluyla silin.
Boyamaya başlamadan önce tüm boya kaplarını aynı anda açmak yerine yalnızca o bölümde kullanacağınız rengi açın. Renk değiştirirken önce mevcut kabı kapatın.
Boya kaplarını doğrudan güneş ışığından, kaloriferden, sobadan ve sıcak elektronik cihazlardan uzak tutun. Oda sıcaklığındaki, kuru ve gölge bir dolap uygun olabilir.
Kapların yan veya ters durması, boyanın kapak kenarlarına taşmasına ve kapağın düzgün kapanmamasına neden olabilir. Boyaları yatay ve düz bir yüzey üzerinde dik biçimde saklayın.
Akrilik boyaları dondurucuda veya aşırı soğuk ortamlarda saklamak doğru değildir. Donma ve çözülme, boyanın yapısının ayrışmasına ve kıvamının bozulmasına neden olabilir.
Sayılarla boyama çalışmaları bazen birkaç gün veya hafta sürebilir. Bu süreçte küçük kullanım alışkanlıkları boya kaplarının daha uzun süre dayanmasına yardımcı olur.
Tabdiko’nun sayılarla tuval boyama setleri, numaralandırılmış tuval, akrilik boya ve farklı ölçülerde fırçalarla boyama sürecine başlamayı kolaylaştırır. Set içerisindeki boyaların düzenli kapatılması, çalışmanın tamamlanmasına kadar renklerin kullanılabilir kalmasına yardımcı olur.
Fırçanın çok ıslak biçimde boya kabına sokulması, zaman içerisinde boyanın gereğinden fazla sulanmasına neden olabilir. Bunun tam tersi olarak kuru ve sert fırçayla boya almak da kabın içerisindeki boyayı gereksiz yere havalandırabilir.
Doğru kullanım için fırça temizlendikten sonra fazla suyu bir kâğıt havluya alınmalıdır. Fırça nemli kalabilir ancak üzerinden su damlamamalıdır.
İnce alanlarda küçük uçlu, geniş alanlarda daha büyük uçlu fırçaların kullanılması boyanın daha kontrollü tüketilmesini sağlar. Tabdiko sayılarla boyama setlerinde farklı alanlara uygun üç adet ölçekli fırça bulunması, küçük ve geniş bölümlerde kontrollü uygulama yapılmasına yardımcı olur.
Akrilik boyanın hızlı kuruması, özellikle sıcak ve kuru ortamlarda daha belirgin olabilir. Fırça izleri oluşuyor veya boya tuvale ulaşmadan fırça üzerinde koyulaşıyorsa çalışma koşulları kontrol edilmelidir.
Bu durumda:
Tuval üzerinde kurumaya başlayan boyanın üzerinden çok sayıda fırça darbesiyle geçmek yerine ilk katın kuruması beklenmeli ve gerekirse ikinci kat uygulanmalıdır.
Bazı açık renkler, özellikle beyaz, sarı, açık pembe ve krem tonları tek katta tuval üzerindeki rakamları tamamen kapatmayabilir. Bu durum her zaman boyanın bozuk veya fazla sulandırılmış olduğu anlamına gelmez.
Numaraları kapatmak için:
Tek seferde kalın boya uygulamak, tuval üzerinde kabarıklık ve belirgin fırça izi oluşturabilir. İki ince kat genellikle tek kalın kattan daha düzgün sonuç verir.
Boyama çalışmasına birkaç gün veya hafta ara verilecekse boya kapları tek tek kontrol edilmelidir.
Ara sonrasında boyamaya başlamadan önce tüm renkleri açmak yerine kullanacağınız boyanın kıvamını tek tek kontrol edin.
Çocuklarla yapılan boyama çalışmalarında yetişkin gözetimi önemlidir. Boya kaplarının açık bırakılmaması, fırçaların ağıza götürülmemesi ve çalışma sonrasında ellerin yıkanması gerekir.
Çalışma masası kolay temizlenebilir bir örtüyle korunmalı, çocukların boya içerisine farklı sıvılar eklemesine izin verilmemelidir. Kuruyan boyayı açmak için kolonya, aseton veya farklı kimyasallar kesinlikle kullanılmamalıdır.
Çocuğun yaşına ve beceri seviyesine uygun tasarımlar için Tabdiko hobi boyama setleri içerisindeki farklı temalar ve ölçüler incelenebilir.
Sayılarla boyama setindeki akrilik boya hafif koyulaştıysa bir veya birkaç damla temiz suyla yeniden kullanılabilir kıvama getirilebilir. Ancak suyun mutlaka damla damla eklenmesi, boyanın iyice karıştırılması ve küçük bir alanda test edilmesi gerekir.
Yüzeyi kabuk bağlayan boyada kurumuş tabaka çıkarılmalı, tamamen sertleşmiş boya ise zorla çözülmeye çalışılmamalıdır. Taşlaşmış akrilik boya eski yapısına dönemeyeceği için aynı numaralı yeni bir boya temin etmek veya uygun bir renk karışımı hazırlamak daha sağlıklı sonuç verir.
Boya kaplarını serin ve gölge bir ortamda saklamak, yalnızca kullanılacak rengi açmak ve kapak kenarlarını temiz tutmak kuruma riskini büyük ölçüde azaltır. Doğru saklama ve kullanım alışkanlıkları sayesinde sayılarla boyama çalışmanızı renk kaybı yaşamadan daha rahat biçimde tamamlayabilirsiniz.
Boya yalnızca koyulaşmışsa bir damla oda sıcaklığında temiz su eklenerek yavaşça karıştırılabilir. Boya tamamen sertleşmişse suyla eski hâline döndürülmesi genellikle mümkün değildir.
Boyanın miktarı ve kıvamı değişebileceği için önce yalnızca bir damla su eklenmelidir. Boya karıştırılıp test edildikten sonra gerekirse ikinci bir damla kullanılabilir.
Hayır. Sıcak veya kaynar su boya yapısını ve plastik kabı olumsuz etkileyebilir. İnceltme için oda sıcaklığında temiz su tercih edilmelidir.
Hafif koyulaşmış boya suyla açılabilir. Ancak tamamen sertleşmiş ve kauçuk veya taş kıvamına gelmiş boya genellikle yeniden homojen hâle getirilemez.
Hayır. Kolonya, aseton, tiner ve benzeri çözücüler akrilik boyanın yapısını bozabilir. Sayılarla boyama boyalarında yalnızca temiz su veya uygun akrilik boya medyumu kullanılmalıdır.
Aynı renkten yoğun boya varsa karışıma eklenebilir. Boya tuvale uygulanmışsa ilk katın tamamen kuruması beklenip ikinci ince kat uygulanabilir.
Boya içerisinde kurumuş kabuk parçaları bulunması, fırçanın kirli olması veya boyanın tamamen homojen karıştırılmaması pütürlü bir yüzeye neden olabilir.
Süre; ortam sıcaklığına, nem oranına, boya miktarına ve kabın açıklığına göre değişir. Küçük boya kaplarında yüzey tabakası kısa sürede oluşabileceği için kullanım sonrasında kapak hemen kapatılmalıdır.
Genellikle gerekli değildir. Boyalar oda sıcaklığında, doğrudan güneş almayan ve ısı kaynaklarından uzak bir yerde saklanmalıdır. Aşırı soğuk ve donma boya yapısını bozabilir.
Hayır. Kurumuş tabaka mümkünse tek parça hâlinde çıkarılmalıdır. Boyaya karıştırılması tuval üzerinde pütür ve fırça izi oluşturabilir.
Boya ince ve dengeli katlar hâlinde kullanılmalı, fırçaya gereğinden fazla boya alınmamalıdır. Boya yine de yetmezse satıcıdan aynı numaralı renk talep edilebilir veya benzer akrilik boyalarla uygun ton hazırlanabilir.
Açık tonların pigment yoğunluğu koyu renklere göre daha düşük görünebilir. İlk kat kuruduktan sonra aynı renkle ikinci ince kat uygulanması numaranın kapanmasına yardımcı olur.